İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından yurt genelinde başlayan eylemlerde görev yaparken gözaltına alınan ve tutuklanan gazeteciler için İzmirli gazeteciler bir basın açıklaması yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay da Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan gazetecilere destek verdi. Başkan Tugay, “Gazeteciler, hiçbir zaman düşmanca taraf olmayan, vicdan ve demokrasi bilincinin, halkın egemenliğinin gözlemcisi olan insanlar. Ne olursa olsun görevlerini yapmaya devam etmeliler. Biz de ne olursa olsun onların hakları için mücadele etmeye, elimizden geldiğince onların yanında olmaya devam etmeliyiz. Bunu yapmak zorundayız. Bu mücadeleler büyük bir güce karşı yapılıyor. Dolayısıyla bize büyük birliktelikler lazım. Dirençli olmak lazım” diye konuştu. Basın açıklamasında, İzmir’deki eylemleri takip ederken kamerasına el konulup gözaltına altına alınan, dün sabah ise serbest bırakılan gazeteci Yağız Barut da yer aldı.
“En ağır haksızlık ve yanlışlardan biri”
Gazetecilerin yanında olmak istediğini belirten Başkan Tugay, “Bu süreçte pek çok haksızlık, pek çok yanlış yapıldı ama sadece işini yapmaya çalışan, olan biteni doğru bir şekilde topluma aktarmaya çalışan gazetecileri hiçbir hukuki ve yasal dayanağı olmadan gözaltına almak ve onları cezalandırmaya çalışmak, bunların arasında en ağırlarından biriydi. Tüm gazetecilerimize geçmiş olsun diliyorum. Gazeteci gazeteciliği neden yapıyor, bu ülkede demokrasiyi, insanların hakkını, özgürlükleri, demokratik bir ülkenin değerlerini neden savunuyor? Herkesin buna dikkatlice bakması ve akıl yorması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Yalnız bırakmamalıyız”
Bugünlerin atlatılacağına inandığını kaydeden Başkan Tugay, “Gerçekten çok güçlü olmamız gerekiyor. Gençlerimizi yalnız bırakmamamız lazım. Onların maruz kaldığı şiddeti de yine bu halk durdurmalı. Hangi yaştan olursa olsun anneler, babalar, kendini bugün güvende hisseden ama yarın ne olacağını bilmeyen herkes, yaşlılarımız, bu toplumun her kesimi hem gençlerin hem gazetecilerin hem de baskı altında tutulan herkesin yanında olmak zorundadır” sözlerine yer verdi.
“Hakikat hoşunuza gitmiyorsa bundan gazeteciler mesul değil”
İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi ise hakikatin peşinde koşmak ve mesleğini hakkıyla yapmanın, bir gazetecinin görevi olduğunu belirtti. Savcılar, polisler gibi gazetecilerin de kamu görevi yaptığını söyleyen Gappi şöyle devam etti: “Gazeteciler de gördüklerini çekmek, yazmak, doğruları yorumlamakla mesuldür. Gazeteciye engel olmak, kamu adına suç işlemektir. Gazetecilik, mesleğe tutulan aynadır. Mesele, gazetecileri engellemek değildir. Eğer bir şeyi beğenmiyorsanız gazetecileri değil, o tutulan aynadaki görüntüleri değiştireceksiniz. Üstelik hukuk da basın da bir gün herkese lazım olur. Ötekini görmeyen, diğer yarısını ezen demokrasi, en tehlikeli yönetim biçimidir. Bizler mesleğimizi güzel ülkemizde eşit, adil çağdaş koşullarda yapmak istiyoruz. Özgür gazetecilik yapmaktan başka derdimiz yok. Bırakınız gazeteciliğimizi yapalım.”
“Devlet vatandaşına kin ve öfke duymamalı”
Serbest bırakılan gazeteci Yağız Barut, “Devletin duygusu olmaz. Devlet vatandaşına kin ve öfke duymamalı. Devleti temsil eden kurumlar, özellikle bu tip dönemlerde polisler, kin ve öfke ile vatandaşlara yaklaşamaz. Çünkü onlar güçlerini ve meşruluklarını yasalardan alır” dedi.
Adliyeye sevk edilecekler
Açıklama sırasında, gözaltında bulunan diğer İzmirli gazeteciler Barış İnce ve Murat Kocabaş’ın da adliyeye sevk edileceği bilgisi geldi. Gazeteciler, açıklamanın ardından İzmir Adliyesi’ne hareket etti. Basın açıklamasında Türkiye Gazeteciler Sendikası İzmir Şubesi Başkanı Nil Kahramanoğlu, Basın Özgürlüğü ve Medya Araştırmaları Derneği Genel Başkanı (BAMAD) Ümit Kartal ve İzmirli gazeteciler de meslektaşlarının uğradığı haksızlığı eleştirdiler.